Ekibimize Katılın !!!
Moderna ve Merck tarafından geliştirilen tedavi ile kanser tedavisinde bir dönüm noktası yaşandı. Kişiselleştirilmiş mRNA tedavisi intismeran, yüksek riskli melanoma hastalarında kanserin yeniden ortaya çıkma riskini azaltmayı başardı. Faz III klinik çalışması, intismeranın standart immünoterapi pembrolizumab (KEYTRUDA) ile birlikte kullanıldığında yalnızca KEYTRUDA'ya kıyasla hastalığın tekrarlamasını ve uzak metastaz gelişimini azaltabildiğini gösterdi.
Melanoma tümörü cerrahi olarak tamamen çıkarılsa bile geride kalan kanser hücreleri yıllar sonra yeniden tümör oluşturabilir. Bu nedenle uygulanan adjuvan tedaviler, kalan kanser hücrelerini hedeflemeyi amaçlar. Bu süreçte neoantigenler önemli rol oynar. Tümördeki somatik mutasyonlar, normal hücrelerde bulunmayan yeni peptitlerin oluşmasına yol açabilir. Bu peptitler MHC molekülleri aracılığıyla hücre yüzeyinde sunulduğunda bağışıklık sistemi tarafından tanınabilir ve tümöre özgü hedefler oluşturabilir. Böylece tümörün kendine özgü mutasyonları, kanser hücrelerini tanımayı sağlayan bir “moleküler parmak izi” görevi görebilir.
Bu hedef doğrultusunda intismeran adlı kişiselleştirilmiş mRNA aşısı geliştirildi. Her hastanın tümöründen elde edilen veriler analiz edilerek mutasyonlar belirlendi, bu mutasyonların oluşturduğu olası neoantigenler belirlendi ve bağışıklık sistemini en iyi uyabilecek olan seçildi. Ardından kişiye özel mRNA hazırlanarak enjekte edildi. Vücut, mRNA’daki genetik bilgiyi kullanarak neoantigenleri üretti ve bağışıklık sistemi bunları tanıyarak T hücresi yanıtı geliştirdi. Böylece tümörde zaten bulunan hastaya özgü neoantigenlerin bilgisi, bağışıklık sistemine yeniden sunuldu ve ileride aynı neoantigenleri taşıyan kanser hücrelerinin daha etkili biçimde tanınması için bir temel oluşturuldu.
Önceki kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinde BRAF mutasyonu gibi belirli genetik değişiklikleri hedefleyen ilaçlar ile ilgili yolağa özel tedavi uygulanırken intismeran ile hastanın tümörüne özgü yeni bir terapötik ürün geliştirildi. Bu yöntemde, etken maddesi pembrolizumab olan KEYTRUDA da intismeran ile birlikte kullanıldı. İntismeran, bağışıklık sisteminin tümöre özgü hedefleri tanımasını sağlarken pembrolizumab, T hücreleri üzerindeki PD-1 aracılı baskılayıcı sinyali bloke ederek bağışıklık yanıtının güçlenmesine katkıda bulundu.
Faz III çalışmalarına 1.137 hasta dahil edilip temelde intismeran + KEYTRUDA ile tedavi edilenler ve sadece KEYTRUDA ile tedavi edilenler olarak iki gruba ayrıldı. Çalışmada tamamen cerrahi olarak çıkarılmış yüksek riskli melanoma hastalarında intismeranın KEYTRUDA ile birlikte kullanılması, yalnızca pembrolizumab kullanımına kıyasla kanserin yeniden ortaya çıkma süresini uzattığı ve uzak metastaz gelişme riskini azalttığı görüldü. Bununla birlikte tedavinin hastaların genel yaşam süresini uzatıp uzatmadığını ortaya koyacak sonuçlar için takip devam etmekte.
Gelecekteki çalışmalarda üretim süresinin azaltılması ve başka kombinasyonlar kullanarak etkinliğin artırılması ile sadece melanomada değil diğer kanser türlerinde de fayda sağlanması hedeflendi. Bu sonuçlar, kanser tedavisinde ‘herkese aynı ilaç’ yaklaşımından hastanın tümörüne özgü mutasyonlara göre tasarlanan kişiselleştirilmiş tedavilere geçişte önemli bir adımı temsil etmektedir.
Fieldhouse, R., & Basu, M. (2026). Moderna cancer vaccine stops melanoma returning: what’s next for personalized treatments? Nature, 657(8130), 16–17. https://doi.org/10.1038/d41586-026-02612-3
Merck & Co., Inc., Rahway, NJ, USA. (2026, September 1). Merck and Moderna announce Phase 3 INTERPaTH-001 trial of Intismeran Autogene Plus KEYTRUDA® met endpoints of Recurrence-Free Survival (RFS) and Distant Metastasis-Free Survival (DMFS) in patients with completely resected stage IIB-IV melanoma. Merck.com. https://www.merck.com/news/merck-and-moderna-announce-phase-3-interpath-001-trial-of-intismeran-autogene-plus-keytruda-met-endpoints-of-recurrence-free-survival-rfs-and-distant-metastasis-free-survival-dmfs-in-patient/